Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları

Anasayfa » Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları
share on facebook  tweet  share on google  print  

Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları

Kemah Kardere Köyü Hatıraları
"Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları" için, toplam 16 sonuç arasından 1 - 16 arası sonuçlar
Yeri Dinlemek / Hasip TURAN       27 mayıs 1960’ taki askeri darbeden sonra çıkarılan bir yasayla, lise ve dengi okullardan mezun olanlar  askerlik görevlerini yedek subay öğretmen olarak yapacaklardı. Bu yasaya göre: Ben ve...
Köyde Çay İçme Kültürü / Hasip TURAN       Kemah’ta, Sabahın erken bir saatinde, Kars’tan gelip İstanbul’a doğru giden trene bindim.  Kemah'tan sonraki ilk istasyon olan Alp’te indim. Birkaç gün öncesinden köyün yakınındaki jandarma ...
Su Kovanı da Kafanı da Kırarım / Hasip TURAN       Köyde, göreve başladığımın ikinci günü okulun binasını gezdim. Üst katta üç derslik, bir de öğretmen odası vardı. Öğretmen odasının mobilyası bir masa, bir sandalye, bir de kapının sol taraf...
Akşamları Kitap Okuma / Hasip TURAN        İlk okul üçüncü sıftan beri kitap okumak bir tutku halini almıştı bende. Bu nedenle kitapsız duramıyordum. Her zaman olduğu gibi köyde de mesai saatlerimin dışında ve tatil günlerimde devam...
Dök Öğretmen Dök / Hasip TURAN        Köyün bakkalında günlük temel besin ihtiyaçlarını  karşılayacak pek çeşit yoktu. Örneğin: ekmek, yoğurt, süt gibi besin maddeleri satılmadığı için bu gereksinimlerim hiç bir maddi çıkar göz...
Kuzu Kavurma / Hasip TURAN        1962-1963 öğretim yılının son günleriydi. O yıl beşinci sınıfı bitirenlerin diplomalarını vermiş, ertesi yıl için okula başlayacak çocukların kayıtlarını  yapmıştım. Geriye, okulun demirbaş...
Gooool / Hasip TURAN        Bin dokuz yüz altmış dört yılı ilkbahar mevsiminin ilk aylarıydı. Karlar erimiş akşamları üşütücü serinlik olsa da  hava ısınmağa, günler uzamağa başlamıştı. Hatta öğleden sonraları bazen g...
Alduran\x27ın Sırrı ve Kurnazlığı / Hasip TURAN          Alduran kimdi?        Gerçek adını bilmiyorum, öğrenemedim de. Ona köyde adıyla hitap edildiğini de hiç duymadım. O, Alduran’dı!  Alduran, ikinci eşinden Mehmet, Riza, Saime ve Hüseyin ad...
Irazcanın Çaresizliği / Hasip TURAN         Kapımın sert sert çalınmasıyla uyandım. Yatağımdan fırladım kapıyı açtım. Köyde, Irazca diye tanınan, zaman zaman ayak üstü sohbet ettiğim, tüm köy halkı tarafından saygı gören yaşı hayli ...
Köy Odası / Hasip TURAN          Ne yapılabilir?        Nasıl yapılabilir?        Yapılmasını istediğim ve aklımdan geçirdiklerim için önce bu iki soruyu sorarım kendime. Ben köylülere, köylüler de bana ve şakalarıma alı...
Yemem Anama Götürecem / Hasip TURAN          Köylü, yerine göre elinde olanı benden esirgemiyordu. Çıkının içinde üç, beş cevizi, çarının altına gizlediği üç yumurtayı hiç bir karşılık beklentisi olmadan köyünün öğretmenine ikram et...
Üçü Bir Arada / Hasip TURAN         Gediktepe köyünden, Seringöze köyüne giden yol, Kardere’nin ortasından geçiyordu. Tepenin yamaçlarındaki karın erimesiyle oluşan su ve yağmur suları köyün alt tarafındaki tarlalarda dağıla...
Narkozsuz Ameliyat / Hasip TURAN        Temizliğinin tam yapılması için torununu evine geri gönderdiğim günden beri banagücenen,selamını kesen komşum, bir ikindi vakti kapımı çaldı. Kapıyı açtığımda elinden tuttuğu torununun yüzü...
Sınıfların Temizliği / Hasip TURAN        Okul binası büyük ve eskiydi. Bu binanın üst kattaki sınıflarından sadece ikisi kullanılabilir durumdaydı. Bu sınıfınların ve salonun temizliğini de zorunlu olarak öğrenciler yapıyordu.    ...
Öğretmen Et İster Misin? / Hasip TURAN        Odamın karşısındaki alçak taş duvarın üzerine oturmuş, Munzur dağının kuzeye bakan manzarasını seyrediyordum. Bir genç bulunduğum tarafa doğru koşarak geliyordu. Yanıma gelince durdu. Genci...
Ayının İntikamı / Hasip TURAN        Kışın zorlu günlerinde kardan, buzlanmadan yollar kapanmıştı. Ne gelen vardı ne de giden. Aylardır maaşlarımızı almak ve gerekli ihtiyaçlarımızı karşılamak için gidemedik ilçeye. Birbirleri...