Yemem Anama Götürecem / Hasip TURAN

Anasayfa » Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları » Yemem Anama Götürecem / Hasip TURAN
share on facebook  tweet  share on google  print  

Yemem Anama Götürecem / Hasip TURAN

"Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
Yemem

 

       Köylü, yerine göre elinde olanı benden esirgemiyordu. Çıkının içinde üç, beş cevizi, çarının altına gizlediği üç yumurtayı hiç bir karşılık beklentisi olmadan köyünün öğretmenine ikram etmekten mutlu oluyordu. Bu ikramları kabul etmekten zaman zaman “ Verdiklerini niçin kendi ihtiyaçları için kullanmıyorlar da bana veriyorlar,diye” huzurum kaçar, üzülürdüm. 

 

       Ben, doğumumdan on bir yaşına kadar köyde yaşadım. Sonra eğitim için köyümden ayrıldım. Onlarca yılımı, köyümün ve ülkemin dışında yaşadım. Karderelilerin büyüklerinden de küçüklerinden de öğrendiğim çok şeyler oldu.

 

       Havaların uygun olduğu durumlarda aylığımı almak için kazaya inerdim. Her ne kadar düzenli olmasa da, dönüşümde çocuklara; bisküvi, lokum, kuru üzüm, şeker getirip dağıtır, bazen de çay demlerdim. Bir keresinde ilçedeki bir bakkal elma, portakal, mandalina gibi meyveler getirmiş, bunları kasalarıyla dükkanının önünde teşhir ediyordu. Buradan dikdörtgen kasa içine düzenli bir şekilde yerleştirilmiş, bir kasa mandalina aldım, köye getirdim. Bu mandalinaları sınıfta birer birer çocuklara dağıttım. Ben de kendime bir mandalina soydum  “Haydi çocuklar, mandalinalarımızı yiyelim, fakat kabuklarını atmayın. Biraz sonra onlarla bir şey yapacağız, dedim”. 

 

       Orta sıralarda oturan bir kız çocuğu hariç tüm çocuklar mandalinalarını soydu, kabuklarını sıralarının üstüne koydu, bitmesinden korkarak dilim dilim mandalinalarını yemeğe başladılar. Çok hoşlarına gitmişti. Yalnız o kız çocuğu, mandalinasını avucunun içinde tutuyor, etrafında iştah ve sevinçle mandalinalarını yiyen çocukları ağzı sulanarak seyrediyordu. Yerimden kalktım çocuğun yanına gittim. “Sen, neden yemiyorsun mandalinanı, dedim” . Sıkılarak ve biraz da sanki suç işlemiş gibi bir mahcubiyetle  “Yemem. Ögretmenim, anam hasta. Ben bunu anama götürecem. Bunu yesin de iyileşsin, dedi” Bunu duyunca, ağzımın içi kurudu, boğazımda bir şeylerin düğümlendiğini hissettim. Çok duygulanmıştım. Bu, o yaştaki bir çocuk için çok büyük bir fedakarlıktı, büyük bir irade gücüydü. Zorlukla, “Sen, şimdi bu mandalinayı ye. Giderken annen için de vereceğim sana, dedim” Gözlerinin içi parlayarak “Essahtan mı, ögretmen? “ dedi. Mandalinasını yemeğe başladı. 

 

       Diğer çocuklar, benim bu çocukla aramda geçen konuşmaların farkında değillerdi. Onlar güle oynaya  mandalinalarını yemekle meşguldüler.

 

       Mandalina kabuklarının bir kısmını sobanın üstüne koyduk. Kabuklardan çıkan hoş koku sınıfın tüm havasını değiştirdi. Bu çocukların pek hoşuna gitti. Duman çıkarmağa başlayan kabukları sobanın içine attık. 

 

       Ders bitiminde diğer çocuklara göstermeden anasına götürmesi için çocuğun eline üç mandalina sıkıştırdım. “Göreceksin bak! Anan bunları yiyince hemen iyileşecek!” Diyerek moral verdim bu duyarlı çocuğa.


Hasip TURAN


Kardere.com


 

Kaynak : Hasip Turan
Tür : Kültür - Sanat Tarih : 10.06.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]