Sınıfların Temizliği / Hasip TURAN

Anasayfa » Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları » Sınıfların Temizliği / Hasip TURAN
share on facebook  tweet  share on google  print  

Sınıfların Temizliği / Hasip TURAN

"Öğretmenimiz Hasip TURAN'ın Hatıraları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

       Okul binası büyük ve eskiydi. Bu binanın üst kattaki sınıflarından sadece ikisi kullanılabilir durumdaydı. Bu sınıfınların ve salonun temizliğini de zorunlu olarak öğrenciler yapıyordu. 

       Kiracı olarak kaldığım Alduran’ın evi, Gediktepe köyüne giden yolun üstünde, en sondan bir önceki evdi. Bu köyde üçüncü sınıfa kadar eğitim gören iki erkek öğrencim dört ve beşinci sınıf eğitimi için benim okuluma geliyordu. Gediktepe köyünden gelen bu iki öğrencim ders saati başlamadan en az yarım saat önce evime uğrar, benden, okulun anahtarını alır, okulu açar, sınıfların sobalarını yakarlardı. Bu çocuklar, gerçekten terbiyeli, derslere karşı ciddi, saygılı ve diğer çocuklarla uyum sağlayan örnek çocuklardı. İki yıl boyunca istisnai durumlar haricinde keyfi olarak devamsızlıkları olmamıştı. İstisnai durum da; aşırı kar yağışlı ve çok sisli günlerdi. Hatta böyle günlerde bile bazen babalardan biri bu çocukları okula getirir, tekrar köyüne dönerdi. Şayet hava, öğleden sonra dönüş yolculuğunun yapılamıyacağı şekilde kötülerse o zaman, köyde, tanıdıkları bir ailenin yanında kalırlardı. 

       İşte bu çocuklar, özellikle güz ve kışın karlı, soğuk günlerinde sabahları sobaları yakıp, sınıfları ısıttıkları için, derslerimize bu ısıtılmış sınıflarda başlamak rahat olurdu. 

       Öğrenciler, dışarıda ayakkabılarının ve çarıklarının temizlenmesine her ne kadar özen gösterseler de ayakkabılarında ve çarıklarında kalan çamur bulaşıkları kuruyup dökülüyordu sınıfların tabanına. Kuruyan bu kırıntılar üstlerine basılınca ufalanıyor, sınıfa giriş ve çıkışlarda toz bulutu oluşturuyordu. Bu nedenle sınıfların ve salonun her gün temizlenmesi gerekiyordu. 

       İlk günlerde, her gün her sınıf için ikişer erkek öğrenciyi temizlik için görevlendirdim. Fakat ertesi sabah bunların birbirileriyle döğüştüklerini, küfürleştiklerini yine birbirilerini şikayetlerinden öğreniyordum. Daha sonra erkek öğrencilerin yerine kız öğrencileri görevlendirdim. Kısa zamanda bunlarda da aynı sorunları yaşadım. Bunlar küfürleşmiyorlardı ama, ya döğüşüyorlardı ya da birbirierini çekiştiriyorlardı. Bıkmıştım artık. 

      Sonunda bu sorunu çözümledim. 

      Nasıl mı? 

Bazı erkek öğrencilerin beğendikleri, hoşlandıkları kız öğrenciler vardı. Aynı şekilde kızların da. Fakat bu, platonik ilgiden ileri gitmiyordu, gidemezdi de. Teneffüslerde bahçeye çıktığımda kimin kiminle oynamaktan hoşlandığını ya da kimin kime ne dereceye kadar haşin hareketlerde hoş görülü davrandığını gözlemlerdim. Tüm çocuklar, bahçede olduğum zamanlar davranışlarını, benden çekindikleri için kontrol ediyorlardı. Bazen de sınıfın penceresinden tüm öğrencilerimi dikkatle izlerdim. Hiç bir öğrencim, tarafımdan izlendiğinin farkında değildi. Bu nedenle her sınıf için temizlikte görevlendireceğim öğrencilerin birini erkek, birini de kızlardan seçmeğe başladım. Örneğin, bir kız öğrencinin adını söyledikten sonra sınıfta birkaç kez göz gezdirir, bu kız öğrenciye yardımcı olacak, güya gelişi güzel seçmişim gibi yaparak, bir erkek öğrencinin adını söylerdim. Adlarını söylediğim öğrencilerin yüzleri hafifçe pembeleşir, gözlerinin içi gülerdi. Böylece, her gün temizlik için iki kız, iki erkek öğrenci görevlendirmeğe başladım. Ancak burada yerine getirilmesi zorunlu şartlar vardı. Sobalar söndürülecek, temizlenecekti, toz kalkmasını en aza indirmek için karlı günlerde sınıflar ve salon kar serpiştirilerek süpürülecekti. Kar olmadığı zaman çeşmeden su getirilerek yerler ıslatılarak süpürülecekti. Ayrıca tüm bu temizlik işi yarım saat içinde bitirilecek okulun anahtarı bana getirilecekti. Anahtar geç getirilirse ya da ertesi sabah yaptığım kontrolda temizliği beğenmezsem, bu öğrenciler birkaç hafta cezalı olarak temizlik için görevlendirilmezlerdi. Nedense bu onlara ağır bir cezalandırılma gibi geliyordu!? Bu nedenle sınıfları, sobaları ve salonu pırıl pırıl yapıyorlardı. Disiplinli olduğumdan benim bu oyunumdan hiç kimse şüphelenemiyordu. 

      Bu sorun da böylece çözümlenmişti! Hem öğretmen olarak ben, hem de temizlik yapan öğrencilerim memnundu... 

      Yaptığım: Ayıplanacak, kötü bir şey miydi ??? 

 

Hasip TURAN



Kardere.com

 

   


Tür : Diğer Tarih : 15.07.2016
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]