Gökmen Çiçek "Anlatılmaz Yaşanır" / Recep BABACAN

Anasayfa » Kaymakam Gökmen Çiçek » Gökmen Çiçek "Anlatılmaz Yaşanır" / Recep BABACAN
share on facebook  tweet  share on google  print  

Gökmen Çiçek "Anlatılmaz Yaşanır" / Recep BABACAN

"Kaymakam Gökmen Çiçek" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
Gökmen








Gönül bağı ile ona bağlı olan bir kardeşi olarak diyorum ki, Sayın Kaymakamım İstanbul’da bir sıcak eviniz ve bir kardeşiniz var. Başınız ne zaman sıkışırsa sizi dinleyecek bir dostunuz var. Kemah ilçemizde bize çok yakındınız.

Son kararname ile Kemah ilçemizden Rize’nin Güneysu ilçesine tayin olan Sayın Kaymakamımız Gökmen Çiçek’e bir veda yazısı yazabilmek için günlerce bilgisayarımın başına geçtim. Ellerim klavyenin tuşlarına bir türlü gitmedi. Zihnimden hızlı bir şekilde geçen kelimeler bu sefer götürmedi ellerimi tuşlara.

İki yıl önce İstanbul Kemahlılar Derneği’nin istişare toplantısında tanışmıştım kendisiyle. O toplantıda bir sunum yapmıştı Sayın Kaymakamımız. Torunlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun’da o toplantıya katılmıştı.

Yapılan sunum sonrası Mehmet Torun söz almış ve şu cümleleri sarf etmişti. “Bizim ilçemizin havasından mıdır suyundan mıdır bilemiyorum ama Kemah ilçemize gelen Kaymakamların gözlerine baktığımda çalışma azimlerine olan inançlarını görünce kendi kendimize şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Kemah ilçemiz Kaymakamlardan yana çok şanslı bir yer”

Bu sözleri o zaman bir kenara not etmiştim. Aradan tam iki sene geçti. 34. Kemah Köyleri Dostluk Turnuvasının açılış töreninde Sayın Başkanımız Şerafettin Ulutürk yılların eskitemediği bir isim Fikret Kekeç ile birlikte sunuculuk görevini yapmamı istedi. Tereddüt etmeden kabul ettim.

Sunum esnasındaki sıralamada Kemah Kaymakamı Gökmen Çiçek’i ben anons edemiyordum. Rica ettim Fikret Kekeç’den. Sıralamanın yerini değiştirdik. Ve sunumuma başlarken Mehmet Torun’un 2 sene önce söylediği o cümle ile başladım sözlerime.

Gökmen Çiçek çok zor bir dönemde görev aldı Kemah ilçemizde. Yılın idarecisi seçilen Eski Kemah Kaymakamı Eyüp Çalışır’ın ardından görev almak oldukça zor işti. Ama dikkatlerden kaçırmadığım bir şey vardı Gökmen Çiçek’de. Attığı her adımda kararlı idi. Sanki bir işe başlamadan evvel o işin olumlu ve olumsuz yanlarını düşünüyor ve ona göre adım atıyordu. Kimseyi kırmamak, herkesin gönlünü kazanmak böyle bir şey olsa gerekti.

Kemah ilçemizde gerçekleştirdiği, başardığı hizmetlerin hangisini yazacağımı bilmiyorum…

Bilen zaten biliyordur. Daha düne kadar Kemah Bakırı diye bir şey telaffuz dahi edilmezken ilçemizin 3 köyünde Bakırcılık kursu açarak tüm dikkatleri üzerine topladı. Kemah ilçemizde yıllardır herkesin şikâyette bulunduğu toprak sahayı suni çime çevirmek için müthiş bir uğraş verdi. Bu gayretlerinde başarılı oldu. Görev yaptığı süre içerisinde her köye gitti. Her köylünün sorununu dinledi. Kemah Cevdet Kolak Kapalı Spor salonunu yeniden restore ettirdi. Öğretmen evini yeniden dizayn ederek farklı bir görünüme kavuşturdu. Köylere yapılan yatırımlarda çığır açtı.

Kemah Gökmen Çiçek için çok özel bir yerdi. Kemah’a gelmeden evvel Kemah’ı yakından takip ettiğini tarihini araştırdığını ve bunda katkımın olduğunu söylerdi. Özellikle şehit ve gaziler ile ilgili araştırmalarımı hayranlıkla takip ettiğini sık sık söylerdi.

Sedat Sevim ile birlikte bu çalışmaları bir dergi altında toplamak niyetimiz olduğunu söyleyince büyük memnuniyet duydu. Bu projenin fikir önerisinde bulunduğu için kendisine minnet borcumuz vardı. Çok önemli kaynaklara ulaşmamızı sağladı.

Bizlerde Sayın Kaymakamımıza bir sürpriz yapmak istedik. Ve 33. Kemah Köyleri Dostluk Turnuvasında Şehidim dergisinin yanı sıra “Dünden Bugüne Gökmen Çiçek” adında bir video belgeseli hazırladık. Öğretmenlerini, ailesini, okuduğu liseyi, çocukluk arkadaşlarını, eski fotoğraflarını bir belgesel haline getirdik ve bu görüntüleri kendisine izlettirdik. Gözleri dolmuştu.

Sedat Sevim’e sarıldığında gözlerinden yaşlar akıyordu.

Biz bu filmi Gökmen Çiçek’i sevdiğimiz için gerçekleştirmiştik. İlçemizi sevdiği için gerçekleştirmiştik. Bize geçen pozitif elektrik bize böyle bir akımı yapmamız gerektiğini hissettirmişti.

Emitt fuarları sayın kaymakamın müthiş fikirleri ile daha farklı oluyordu. Sultan Melik, Bey konağı maketleri, Anka Moll alışveriş merkezindeki fuardaki başarılar ilçemizin tanıtımı noktasında Kemah’ı zirveye taşıyordu.

İstanbul Kemahlılar Derneği ile olan diyaloğu son derece mükemmeldi. Sayın Kaymakam atılacak her adımda istişarenin önemine her zaman değinmiştir.

Kendisi ile her konuşmamızda Kemahlı Oğuz Onbaşı’dan bahseder ve kitaplaştırmamız gerektiğinden bahsederdi. Birgün bana bu kitap işini gerçekleştirmemiz gerek bunu yapacak kişi de sensin dediğinde sesi adeta titriyordu. Tereddüt etmeden kabul ettim. Zaten hazırladığım bir bölüm vardı. Kendisi hemen daha önce Çanakkale Mahşeri Kitabının yazarı Mehmet Niyazi’den benim için randevu aldı.

Oğuz Onbaşı kitabı bittiğinde ve baskı aşaması gerçekleştiğinde kendisi izindeydi. İzinde iken her an beni arayarak kitabın çıkıp çıkmadığını soruyordu. İnanılmaz heyecanlıydı. Ben kendimin heyecanlı olduğunu sanırdım hep, benden daha da heyecanlı idi.

Kitap kapağı yapılırken başımızdan geçen bir olayı anlatmadan geçmek istemiyorum. 2 gün kitap kapağı için uğraşmıştık. Kapağı kendisine e-mail atacağım an beni arayarak şu kelimeleri söyledi.

“Recep Bey, dün gece bir rüya gördüm. Rüyamda ıssız bir tepede Oğuz Onbaşı büyük bir söğüt ağacının altına sırtını dayamış ve üç oğlunun mezarına bakıyordu. Benim rüyamda gördüğüm bu resmi kapağa yansıtabilir misin?" 

Evet, cevabını verdim.

Kapak tasarımını yapan arkadaşım Mahmut Karaaslan tam iki günlük sürede hazırladığı kapağı bu rüya olayını dinlediğinde yırtıp atmış ve yeni kapak hazırlamıştı. Kapağı hazırlarken Kaymakam Beyin gördüğü rüya beni çok etkiledi diyerek 3 gün süre içinde yeni kapağı tasarlamıştı.

Kitabın kapağını gördüğünde tamda rüyamdaki gibi diyerek bize olan güvenini yeniden tazelemişti.

Oğuz Onbaşı kitabı Kemah Kaymakamı Gökmen Çiçek’in en büyük hayallerinden birisiydi. Benim de en büyük hayallerimden birisi bir kitap yazabilmekti. Aynı anda iki dilek birden gerçekleşti. Gerçekleşme ile de kalmadı. İkinci kitabın çıkış fikri bile ortaya atıldı.

Gökmen Çiçek Kemah’ta azimle çalıştı. Aşkla çalıştı. Gönülle çalıştı. Biliyorum ki Kemah ilçemize gelirken büyük umutlar ile gelmişti. Bu umutlarını hepsini gerçekleştirip gerçekleştirmediği bilinmez ama Kemah ilçemizden Rize Güneysu’ya gitmesine en çok sevinenlerden birisiyim.

Gökmen Çiçek’i kelimeler ile anlatmak biliyorum ki çok zor…

Sözlerime Gökmen Çiçek’in benimle yaptığı röportajda kullandığı cümlesi ile son vermek istiyorum. “Okuduğum önemli bir yazar kitabında şu cümlelere yer veriyordu, Türkiye’de bazı iller ve bazı ilçeler vardır. Bu ilçelerden Çanakkale, Sarıkamış ve Yemen cephelerinde bir çok gazilerin ve şehitlerin destanları yazılıdır. Bu ilçelerden birisi Malatya’nın Pötürgesi, diğeri ise Erzincan’ın Kemah’ıdır. Kemahlılar memleketin neresinde bir ateş varsa orada bulunmaya özen göstermiş insanlardı. Kemah Kaymakamı olmak bu yüzden benim için gurur verici.” Diyordu. 

 

Gönül bağı ile ona bağlı olan bir kardeşi olarak diyorum ki, Sayın Kaymakamım İstanbul’da bir sıcak eviniz ve bir kardeşiniz var. Başınız ne zaman sıkışırsa sizi dinleyecek bir dostunuz var. Kemah ilçemizde bize çok yakındınız. Rize’ye gidince sizi unutacağımızı sanmayın. Biz sizi asla unutmayacağız.

Rize ilimizin Güneysu ilçesinden geçtiğimiz günlerde beni arayan arkadaşım sizi sordu.

Gökmen Çiçek ile ilgili bir haber yapacağım bana Sayın Kaymakamı anlatırmısın dediğinde ona verdiğim cevap gayet basitti.

Gökmen Çiçek anlatılmaz Yaşanır……

Yıllar sonra Gökmen Çiçek’i büyükşehirlerden birinin Valisi olarak görmek ve karşısına 7-8 kitap yazmış ünlü bir yazar olarak çıkabilmek en büyük hayalim.

Sizi hep Sevgiyle yâd edeceğim.


Yeni görev yerinizde üstün başarılar diliyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

 

Kaynak : www.kemahtarihi.com
Tür : Diğer Tarih : 07.09.2011
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]